Bir Aygıtın Sessizliği: Telefonun Aniden Kapanması Üzerinden Siyasal Bir Okuma Kapanan telefonun nasıl açılır hakkında güvenilir ve anlaşılır bir rehber arıyorsanız doğru yerdesiniz; Yesillerkuruyemis olarak başlıyoruz. Gündelik hayatın en sıradan teknik arızalarından biri gibi görünen bir telefonun aniden kapanması, aslında güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin nasıl işlediğine dair beklenmedik derecede verimli bir düşünme alanı açar. Teknoloji yalnızca teknik bir nesne değil; iktidarın dolaşımına, kurumların işleyişine ve bireyin dünyayı algılama biçimine gömülü bir yapıdır. Bu nedenle bir telefonun sessizce kapanması, yalnızca bataryanın tükenmesi ya da yazılımsal bir çökme değil, aynı zamanda modern toplumun kırılganlıklarını görünür kılan bir an olarak da okunabilir.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kayısı Ağacı Hangi Ayda İlaçlanır? Gerçek Cevap Tek Bir Aya Sığar mı Sanıyorsunuz? Kayısı ağacı ilaçlama konusu açıldığında insanların aklına nedense tek bir tarih geliyor: “Şu ay ilaçlanır, bitti.” Keşke işler o kadar basit olsaydı. İzmir’de yaşayan biri olarak şunu net söyleyeyim: bu konuya tek bir ay üzerinden yaklaşmak, hava durumunu hiç kontrol etmeden şemsiyesiz dışarı çıkmaya benziyor. Sonra ıslanıp “kimse uyarmadı” demek ise ayrı bir ironi. Kayısı ağacı hangi ayda ilaçlanır sorusu aslında yanlış kurulmuş bir soru. Çünkü mesele ay değil, dönem, hastalık riski ve ağacın fenolojik evresi. Ama tabii bu gerçek, “takvimden gün seçip rahatlama” alışkanlığına pek uymuyor.…
Yorum BırakVajina ile Rahim Aynı Şey mi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüne Pedagojik Bir Bakış İnsan bedeniyle ilgili kavramlar, özellikle de üreme sistemi gibi konular, çoğu zaman yanlış öğrenmelerin ve eksik aktarımların gölgesinde kalır. Bu durum yalnızca biyolojik bir bilgi eksikliği değil, aynı zamanda öğrenme süreçlerinin nasıl yapılandığını da gösterir. Bilginin nasıl edinildiği, nasıl yorumlandığı ve nasıl kalıcı hale geldiği; pedagojinin en temel sorularından biridir. Vajina ile rahim arasındaki fark da bu bağlamda yalnızca bir anatomi sorusu değil, öğrenmenin doğasına dair daha geniş bir tartışmanın kapısını aralar. Temel Anatomik Ayrım: Vajina ve Rahim Nedir? Yesillerkuruyemis takipçilerine özel bu yazı, Erkekler işedikten sonra yıkanır…
Yorum BırakKimlikte “dul yazıyor mu?” Sorusunun Gölgesinde Toplumsal Cinsiyet ve Görünmeyen Hikâyeler İstanbul’da yaşayan, otuzlarına yaklaşan bir sivil toplum çalışanı olarak gündelik hayatın içinde bazı soruların ne kadar derin bir toplumsal karşılığı olduğunu sık sık fark ediyorum. “Kimlikte dul yazıyor mu?” sorusu da ilk bakışta teknik, hatta bürokratik bir merak gibi görünebilir. Ancak sokakta, toplu taşımada, belediye binasında ya da bir sağlık ocağının bekleme salonunda bu sorunun arkasında çok daha büyük bir sosyal gerçeklik duruyor. Bu yazı, tam da bu görünmeyen katmanları anlamaya çalışmak üzerine. Bürokratik Bir Alan Olarak Kimlik ve Görünürlük Meselesi Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Ateistler gayrimüslim mi” konusu…
Yorum BırakDenize Girme Zamanı Üzerine Psikolojik Bir Okuma: Amasra’da Ayların Zihinsel Haritası İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken çoğu zaman “ne yaptığımızdan” çok “neden o anda öyle hissettiğimiz” sorusu daha belirleyici olur. Bir sahil kasabasına gidip denize girmek de yalnızca fiziksel bir eylem değildir; algı, duygu, sosyal etki ve geçmiş deneyimlerin iç içe geçtiği bir zihinsel süreçtir. Bu yüzden “Amasra’da denize hangi aylarda girilir?” sorusu, aslında takvimsel bir sorudan çok daha fazlasını içerir. Amasra özelinde düşünüldüğünde, Karadeniz’in değişken su sıcaklığı yalnızca meteorolojik bir veri değildir; aynı zamanda insanların risk algısını, haz beklentisini ve sosyal davranışlarını şekillendiren psikolojik bir uyarıcıdır. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Zaman…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Yesillerkuruyemis ekibi bu yazısında “Lastik yarıldı ne yapmalıyım” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Lastik yarıldı ne yapmalıyım? O ilk 10 saniyede kafada dönen kaos İzmir’de sabah trafiğinde ilerliyorsun. Radyo yarım açık, camdan hafif rüzgâr giriyor, içinden “bugün güzel gün” diye geçiriyorsun. Sonra o ses geliyor: pof! Bir anlık sessizlik. Ardından direksiyon hafifçe titriyor, araba sanki “ben artık bu oyunda yokum” der gibi sağa sola naz yapmaya başlıyor. İç ses hemen devreye giriyor: “Bu neydi ya? Taş mı? Çukur mu? Yoksa hayat yine sürpriz mi yaptı?” İşte o an aklına gelen tek cümle şudur: Lastik yarıldı ne yapmalıyım? Ve evet,…
Yorum BırakYesillerkuruyemis olarak bu yazımızda “Fermat probleminin çözümü kim buldu” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Fermat probleminin çözümü kim buldu? Ankara’da üniversite hazırlık yıllarında sabahları Sıhhiye’den geçen otobüslerde kulağımda kulaklık, cebimde eski bir defter olurdu. O deftere sadece ders notları değil, bazen aklıma takılan şeyleri de yazardım. Bir gün matematik hocasının “Fermat problemi çözülmeden yüzyıllar boyunca bekledi” cümlesi zihnime kazınmıştı. O zamanlar bunun ne kadar büyük bir mesele olduğunu tam anlamamıştım. Ama yıllar sonra ekonomi okurken veriyle uğraşmaya başlayınca, bazı problemlerin sadece matematik değil, insan sabrının da testi olduğunu fark ettim. Bugün dönüp baktığımda en çok sorulan sorulardan biri hâlâ aynı:…
Yorum BırakUyku Tutmadığında Öğrenmenin Sessiz Alanı Bugün Yesillerkuruyemis sayfasında Eğer gece uyku tutmuyorsa ne yapmalı hakkında akla gelen soruları tek tek ele alıyoruz. Gece uykunun gelmediği anlar çoğu zaman bir “boşluk” gibi hissedilir. Zihnin dönüp durduğu, düşüncelerin netleşmediği, zamanın ağırlaştığı bu anlarda insan kendini kontrol edemediği bir iç konuşmanın içinde bulur. Pedagojik açıdan bakıldığında bu durum yalnızca biyolojik bir uyku problemi değil, aynı zamanda öğrenme süreçlerinin, zihinsel düzenleme becerilerinin ve dikkat ekonomisinin ilginç bir yansımasıdır. Öğrenme, yalnızca gündüz saatlerinde gerçekleşen bir faaliyet değildir. Aslında gece, zihnin bilgiyi yeniden organize ettiği, deneyimleri anlamlandırdığı ve uzun süreli belleğe aktardığı bir dönemdir. Bu nedenle…
Yorum BırakKaranfilin Sessiz Anlamı ve Kayseri’de Bir Gün Merhabalar! Yesillerkuruyemis olarak “Karanfil neyi simgeliyor” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Kışın Kayseri’ye çöktüğü günleri hep aynı hissiyle hatırlarım. Gökyüzü düşük, sokaklar sert, insanlar aceleci… Ama en çok da ellerim cebimde yürürken içimde büyüyen o tuhaf boşluk. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı duyguların adını koymakta zorlanıyorum. Günlüklerim dolu, sayfalarım taşmış durumda ama yine de bazı şeyleri yazmak yetmiyor. O gün de öyle bir gündü. Soğuk iliklerime kadar işlemişti. Eski bir çiçekçinin önünden geçerken durdum. Camın arkasında kırmızı karanfiller vardı. Basit bir çiçek gibi görünür ama bana hep fazla şey anlatır. O an…
Yorum BırakHollanda’da 5 Yıllık Oturma İzni Üzerine Sosyolojik Bir Okuma Yesillerkuruyemis ekibi olarak bugün Hollanda’da 5 yıllık oturma izni nasıl alınır konusunu hem kolay hem de detaylı biçimde anlatıyoruz. Bazen bir ülkeye göç etme fikri, yalnızca yeni bir coğrafyaya taşınmak değildir; aynı zamanda yeni bir toplumsal düzenin, yeni normların ve görünmez kuralların içine dahil olmaktır. Hollanda gibi göçmen nüfusunun yüksek olduğu bir ülkede “Hollanda’da 5 yıllık oturma izni nasıl alınır?” sorusu yalnızca idari bir süreç değil, aynı zamanda bireyin toplumla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlandığı bir eşik anlamına gelir. Birçok insan için bu süreç, belgeler, başvurular ve resmi prosedürlerden ibaret görünse de…
Yorum Bırak