İlk Adım: Kayseri’den Uzaklara
İlgili Makale: Korecede yoboseyo ne demek ?
Hayatımın bir döneminde, her şey aynı döngüde dönüyormuş gibi hissediyordum. Kayseri’de 25 yaşında biri olarak günlerim birbirine benziyor, sabahları aynı sokaktan işe gidiyor, akşamları aynı odada sessizliğe karışıyordum. Defterlerime yazdığım cümleler bile sanki kendini tekrar ediyordu. İçimde büyüyen tek şey, gitme isteğiydi.
Bir gün, hayatımın yönünü değiştirecek o karar geldi: Güney Kore’ye kısa süreli bir değişim programı. O an hissettiğim şey heyecandan çok korkuydu aslında. Bilmediğim bir dil, bilmediğim bir kültür ve en önemlisi bilmediğim insanlar… Ama içimdeki o boşluk, beni geri çevirmeye izin vermedi.
Uçağa bindiğim gün, pencereden dışarı bakarken Kayseri’nin ışıkları küçülüyordu. İçimde garip bir his vardı; sanki eski hayatımı bırakıyor ama yenisine de tam olarak giremiyordum.
Uçakta Düşünceler
Uçak yükseldikçe zihnim de ağırlaşıyordu. Defterimi açtım ve tek bir cümle yazdım: “Acaba doğru yerde miyim?”
Kore hakkında bildiklerim sınırlıydı. İnsanların nazik olduğu, teknolojinin ileri olduğu ve dilin zor olduğu… Hepsi bu kadar. Ama en çok merak ettiğim şey, küçük bir kelimenin nasıl bu kadar farklı duygular taşıyabileceğiydi.
“Korede evet ne demek?” sorusu o an bile zihnimde dönüp duruyordu. Basit bir kelime gibi görünüyordu ama içimde sanki daha derin bir şeyin kapısını aralayacaktı.
İlk Gün Seul
Kore’ye ilk adım attığımda, şehir beni sessizce karşıladı. Seul’ün kalabalığı içinde bile bir düzen vardı. Herkes hızlı yürüyordu ama kimse birbirine çarpmıyordu. Sanki görünmeyen bir uyum vardı aralarında.
Ben ise o uyumun dışında kalmıştım. Metroya binmeye çalışırken yanlış yöne gittim, tabelaları anlamadım, insanların hızlı konuşmalarına yetişemedim. O gün kendimi dünyanın ortasında ama tamamen yalnız hissettim.
Bir kafede otururken yan masadaki iki öğrencinin konuşmasını duydum. Sürekli “ne… ne…” diyorlardı. İlk başta anlam veremedim. Bir şey soruluyor sanıyordum ama cevap hep aynıydı. İşte o an, “Korede evet ne demek?” sorusu zihnimde daha güçlü yankılanmaya başladı.
Kore’de “Evet” Ne Demek?
Yesillerkuruyemis olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “Korede evet ne demek” konusunda sizin yanınızdayız.
Dil kursuna başladığımda ilk öğrendiğim kelimelerden biri “ne” oldu. Öğretmen tahtaya yazdı: “네 (ne) = evet”.
Basit bir şeydi aslında. Ama benim için basit değildi. Çünkü her “ne” dediğimde, sanki sadece bir kelime söylemiyor, başka bir dünyaya adım atıyordum.
Türkçede “evet” netti. Kesindi. Ama burada “ne” daha yumuşak, daha sessiz, daha saygılıydı. Bazen “ye” diyordular, daha resmi ortamlarda. Her biri aynı anlama geliyordu ama hissi farklıydı.
Ben o gün defterime şunu yazdım: “Belki de evet, her dilde aynı şey değildir.”
Dilin İçinde Kaybolmak
Günler geçtikçe Korece kelimeler hayatımın içine sızmaya başladı. Ama en çok dikkatimi çeken şey, insanların sürekli birbirini onaylamasıydı. Her konuşmada “ne” vardı. Sanki iletişimin temeli buydu.
Bir gün markette kasiyer bana bir şey sordu. Ne dediğini anlamadım ama sadece gülümsedim ve “ne” dedim. O da bana gülümsedi. O an, anlamadan da anlaşılmanın mümkün olduğunu düşündüm.
Ama içimde bir eksiklik vardı. Çünkü “evet” diyordum ama neye evet dediğimi bilmiyordum.
“Ne” ve “Ye” anı
Bir akşam dil okulunda öğretmen bize küçük bir diyalog yaptırdı. Sıra bana geldiğinde heyecandan kalbim hızlandı. Öğretmen bir soru sordu, ben duraksadım. Sonra sadece “ne” dedim.
Öğretmen başını salladı ama gözlerinde küçük bir düzeltme vardı. Daha resmi bir durumda “ye” demem gerektiğini söyledi.
O an küçük bir utanç hissettim. Ama aynı zamanda garip bir farkındalık da geldi. Demek ki “evet” bile doğru yerde söylenmezse eksik kalıyordu.
Yanlış Anlamalar ve Sessizlik
Bir süre sonra Koreli bir arkadaş edindim. Adı Ji-hoon’du. Bana şehirde gezilecek yerleri gösterdi, yemekler yedirdi, sabırla kelimeleri öğretti.
Ama en çok zorlandığım şey, duygularımı anlatmaktı. Türkçede kolayca söylediğim şeyler, burada boğazımda düğümleniyordu.
Bir gün bana bir şey sordu. Ne dediğini tam anlamadım ama alışkanlıkla “ne” dedim. Gülümsedi ama sonra sustu. O sessizlik bana tuhaf geldi.
Sonra öğrendim ki aslında bana çok önemli bir şey sormuştu. Ben ise sadece otomatik bir cevap vermiştim.
O gece uzun süre uyuyamadım.
Arkadaş Ji-hoon
Ji-hoon bana “ne” kelimesinin sadece bir onay olmadığını, aynı zamanda bir bağ kurma biçimi olduğunu anlattı. İnsanların birbirini dinlediğini gösteren küçük bir işaretmiş.
O an anladım ki ben sadece kelimeyi öğrenmemişim, aslında bir kültürün içine girmişim.
Ama yine de içimde bir kırılganlık vardı. Çünkü ben bazen “evet” demek istemiyordum. Ama yine de diyordum.
Küçük Bir Cümle, Büyük Bir Anlam
Bir gün Ji-hoon ile sahilde yürüyorduk. Rüzgâr sertti, dalgalar kıyıya vuruyordu. Sessizdik.
Sonra bana döndü ve bir şey söyledi. Bu kez anlamadım ama içimde bir şey hissettim. Sanki bu kez cevap kelimelerde değil, bakışlardaydı.
Derin bir nefes aldım. Ve sadece “ne” dedim.
Ama bu kez farklıydı. Bu kez anlamadığım bir şeye değil, hissettiğim bir ana “evet” diyordum.
İçimde garip bir huzur vardı. İlk defa “Korede evet ne demek?” sorusunun cevabını sadece sözlükte değil, kalbimde de hissetmiştim.
Duygusal kırılma
O an fark ettim ki bazı kelimeler sadece dil öğrenmekle anlaşılmıyordu. Yaşamak gerekiyordu. Yanlış anlamak, susmak, tekrar denemek gerekiyordu.
Ben çok hata yapmıştım. Çok “ne” demiş ama aslında hiçbir şey anlamamıştım. Ama belki de öğrenmenin yolu buydu.
Dönüş ve Anlam
Türkiye’ye döndüğümde Kayseri aynıydı ama ben aynı değildim. Sokaklar değişmemişti ama benim içimde başka bir şehir oluşmuştu.
Defterimi açtım ve uzun zamandır ilk defa gerçekten içten bir cümle yazdım:
“Evet, bazen bir kelime sadece onay değildir. Bazen insanın kendini bulma şeklidir.”
Artık “Korede evet ne demek?” sorusuna tek bir cevap veremiyorum. Çünkü o kelime benim için sadece “ne” değil; yanlış anlamalar, sessizlikler, arkadaşlıklar ve kendimi yeniden keşfetme süreci oldu.
Ve şimdi her “evet” dediğimde, biraz daha dikkatle söylüyorum. Çünkü bazı evetler sadece dilde değil, insanda da iz bırakıyor.
“Korede evet ne demek” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Yesillerkuruyemis okurları için daha fazlası yolda!