Yesillerkuruyemis okurlarıyla “Kara günde belli olurun anlamı nedir” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere! Kara günde belli olurun anlamı nedir? Gerçek hayatta ne ifade eder? Bugün Yesillerkuruyemis sayfasında “Kara günde belli olurun anlamı nedir” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. İstanbul’da yaşarken bazı sözler var ki, gün içinde fark etmeden aklımın bir köşesinde dönüp duruyor. Özellikle zor zamanlarda… işlerin üst üste geldiği, insanların biraz daha kapandığı, herkesin kendi derdine düştüğü dönemlerde. “Kara günde belli olurun anlamı nedir?” sorusu da bunlardan biri. Çoğu zaman bir atasözü gibi geçip gidiyor ama aslında insan ilişkilerinin en çıplak hâlini anlatıyor. Sabah işe…
Yorum BırakEtiket: bir
Faça Atmak Haram mıdır? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifi İlgili Makale: Er kaç TL maaş alıyor ? Sevgili Yesillerkuruyemis takipçileri, bugünkü yazımızda “Faça atmak haram mıdır” konusuna odaklanıyoruz. İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, sokakta yürürken, toplu taşımada veya işyerinde gözlemlediğim birçok davranış, insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğunu bana sürekli hatırlatıyor. Son zamanlarda çevremde sıkça tartışılan konulardan biri de “Faça atmak haram mıdır?” sorusu. Bu soru, dini ve etik çerçevelerden öteye geçerek toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet boyutlarını da içeriyor. İlk bakışta basit bir davranış gibi görünen faça atma, farklı gruplar üzerinde çok farklı etkiler…
Yorum BırakBir Gün Kayseri’de: Şantiyenin Kenarında Başlayan Hikâye Kayseri’nin sabahları her zaman biraz serttir. Hava ne kadar açık olursa olsun yüzüne çarpan o keskin soğuk, sanki sana “daha yeni başlıyoruz” der gibi. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar neden erken uyandığımı sorguluyorum. O gün de öyle bir gündü. Şehrin biraz dışında, yeni yapılan bir konut alanına gitmiştim. Aslında sadece meraktan. Çocukluğumdan beri binaların yükselmesini izlemeyi severim ama hiç bu kadar yakından bakmamıştım. Şantiye kapısının önüne geldiğimde içimde garip bir karışım vardı: heyecan, biraz korku ve açıklayamadığım bir saygı. O an fark ettim ki, “İnşaat yapı sektörü nedir?” sorusu sadece bir…
Yorum BırakKarkamış Ovası Nerede? Sınırların Ötesinde Bir Coğrafyanın Hikâyesi Bazı yerler vardır ki sadece haritada bir nokta değildir; tarih, kültür ve kimliğin kesiştiği bir sahnedir. Karkamış Ovası da işte tam olarak böyle bir yer. Küçük gibi görünen bu toprak parçası, binlerce yıl boyunca imparatorlukların yürüyüş rotası, medeniyetlerin buluşma noktası ve halkların ortak hafızası olmuştur. Bu yazıda yalnızca “nerede” sorusunun cevabını değil, bu ovanın dünyadaki yerini anlamaya çalışacağız. Çünkü Karkamış Ovası, sadece coğrafi değil, tarihsel ve kültürel bir koordinattır. Karkamış Ovası, Türkiye’nin güneydoğusunda, Gaziantep iline bağlı Karkamış ilçesi çevresinde, Fırat Nehri’nin kıyısında yer alan verimli bir alandır; Suriye sınırının hemen ötesine uzanır…
8 YorumOsman Tan ve Ebru Gündeş Neden Ayrıldı? — Kelimelerin Kesişimi ve Ayrılığın Edebî Haritası Bir edebiyatçı olarak inanırım ki, her hikâye bir sözler labirenti; her “ayrılık” ise bir imge zinciridir. Ayrılık metinlerinde keder de kayıp da yalnızlık da saklıdır; bunların arasında dizilmiş cümleler, metaforlar, boşluklarla dolu alt metinler vardır. “Osman Tan ve Ebru Gündeş neden ayrıldı?” sorusu, öyle sıradan bir magazin sorusu değildir: bu bir anlatının parçalanışı, bir karakterler çatışmasıdır, edebî bir çözülüştür. Bu yazıda, bu ikili ilişkinin olası kırılma çizgilerini, edebiyatın ilkeleri üzerinden yorumlamaya çalışacağım. İki Karakterin Kesişen Hikâyeleri Edebiyatta karakterler, yalnızca kendileri değil; karşılaştıkları kişilerle inşa edilirler. Osman…
4 Yorumİğne Olmadan Dikiş Nasıl Yapılır? Geçmişten Bugüne Bir Dikiş Hikayesi Tarih, insanlığın gelişim sürecini anlamamıza yardımcı olurken, geçmişte yapılan her bir işin, bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne serer. Bu yazıyı yazarken, bir tarihçi olarak geçmişin izlerini takip etmek, bir zamanlar insanoğlunun en temel ihtiyaçlarını nasıl karşılamaya çalıştığını ve bu süreçte ne tür yaratıcı çözümler geliştirdiğini görmek benim için oldukça ilgi çekici. Bugün “iğne olmadan dikiş nasıl yapılır?” sorusunu ele alacağız ve bu basit ama bir o kadar derin soruyu tarihsel bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Geçmişin derinliklerine inerek, insanlığın zamanla geliştirdiği becerilerden birine, dikiş yapma becerisine odaklanmak, sadece teknik bir…
6 YorumHökeli Ne Demek? Tarihsel Kökenler ve Günümüz Anlamı Hökeli Kelimesinin Tarihsel Arka Planı Dil, toplumların kültürünü ve tarihini yansıtan bir aynadır. Her kelime, bir dönemin izlerini taşıyan, belirli bir toplumsal yapının ve düşünsel gelişimin sonucudur. Hökeli kelimesi de, geçmişin izlerini taşıyan, ancak günümüzde fazla duyulmayan nadir terimlerden biridir. Peki, hökeli ne demek? Bu kelime, kökeni Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan ve özellikle kölelik ve feodal yapılarla bağlantılı olan bir terimdir. Osmanlı döneminde “hökeli”, bir tür yükümlülük veya bağlılık anlamına gelirken, köylülerin veya alt sınıfların, toprak sahiplerine karşı belirli bir hizmet ya da vergi ödeme durumunu ifade etmiştir. Hökeli, bir köydeki halkın, belirli…
6 YorumHudutsuz Sevda Hangi Gün? Geçmişin ve Geleceğin Kesişen Noktası Bir tarihçi olarak, her olayın bir zaman diliminde nasıl şekillendiğini, geçmişin izlerinin bugünümüze nasıl yansıdığını anlamaya çalışırım. Bu bağlamda, “Hudutsuz Sevda hangi gün?” sorusu bana yalnızca bir tarihsel merak gibi değil, aynı zamanda bir toplumsal arayış, bir kimlik sorusu gibi de geliyor. Geçmişten bugüne uzanan bir sevdanın, bir halkın, bir toplumun ya da bireyin duyduğu derin aşkın, zamanla nasıl şekillendiğini, hangi kırılma noktalarıyla dönüştüğünü merak etmek, bize yalnızca tarihsel bir perspektif sunmaz, aynı zamanda bugünün toplumsal dinamiklerine dair önemli ipuçları verir. Hudutsuz Sevda: Bir Zamanlar ve Şimdi Hudutsuz Sevda, aslında sadece…
8 YorumHukukta Kasıt Nedir? Niyetin Gölgesinde Adalet Arayışı Bazen bir davayı okurken, aklımda tek bir soru dönüp durur: “Burada gerçekten ne istendi?” Çünkü hukukun kalbinde, çıplak fiilin ötesinde bir şey ararız: niyet. Kasıt, işte bu iç sesi yakalama çabasıdır. Sadece neyin yapıldığını değil, neden ve nasıl yapıldığını anlamaya çalışır. Bu yazıda, kasıt kavramının köklerine inecek, bugünün yargılama pratiklerindeki yerini konuşacak ve geleceğin teknoloji-yoğun dünyasında nasıl evrilebileceğini beraber düşüneceğiz. Sanki aynı masada oturmuşuz gibi; samimi, meraklı ve biraz da tartışmaya açık bir tonda. — Kasıtın Kökleri: Eylem + Niyet = Suçun Kalbi Hukukta kasıt, kısaca “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek…
6 YorumKur’an-ı Kerim’de Hızır Var Mıdır? Kur’an-ı Kerim’de doğrudan adı geçmeyen Hızır, İslam inanç ve kültüründe önemli bir figürdür. Kehf Suresi’nde, Allah’ın rahmet ve ilim verdiği bir kuldan bahsedilir. Müfessirler, bu kişinin Hızır olduğunu kabul ederler. Ancak, Kur’an’da Hızır’ın adı açıkça geçmemektedir. Bu durum, Hızır’ın kimliği ve varlığı üzerine çeşitli yorumlara yol açmıştır. Hızır’ın Kehf Suresi’ndeki Rolü Kehf Suresi’nin 60-82. ayetlerinde, Hz. Musa ile birlikte yolculuk eden ve çeşitli olaylar yaşayan bir “kul”tan bahsedilir. Bu kişi, gemiyi delmek, bir çocuğu öldürmek ve yıkılmak üzere olan bir duvarı onarmak gibi eylemler gerçekleştirir. Hz. Musa, bu eylemleri sorgular; ancak “Ben sana benimle beraber…
8 Yorum